Posts Tagged ‘banko’
Oranı Düşen Ve En Çok Oynanan Maçlar
475 Lillestrom-Stabaek
Stabaek’in oranı 2.55′den 2.40′a düşmüş durumda. Lillestrom’un oranı ise 2.60′dan 2.90′a yükseldi.
487 Ankaraspor-Galatasaray
Galatasaray’ın oranı 1.60′dan 1.50′ye düştü. Ankaraspor’un oranı ise 5.50′den 6.50′ye yükseldi.
Avrupa’da En Çok Oynanan Maçlar
Newcastle v Leicester: 1 (Çok Yoğun)
Barcelona v Sporting Gijon: 1 (Çok Yoğun)
Benfica v Vitoria Setubal: 1 (Çok Yoğun)
Ankaraspor v Galatasaray: 2 (Çok Yoğun)
Rosenborg v Lyn: 1 (Yoğun)
Oxford Utd v Forest Green: 1 (Yoğun)
Nacional v Olhanense: 1 (Yoğun)
Silkeborg IF v Odense: 2 (Yoğun)
GAIS v Djurgarden: 1 (Yoğun)
Torino v Empoli: 1 (Yoğun)
Süper Lig’te Kapanış
487 ANKARASPOR – GALATASARAY (2) (1.25)
Öncesinde Avrupa’daki rakiplerin vasatlığından ötürü biraz bekleyelim demiştim Galatasaray için ama kadro kalitesinden ziyade Kayseri karşısında gördüğüm iştahlı oyundan sonra sabitlendi fikrim. Şu ara ite kaka giden Ankaraspor’un çok zor Galatasaray’ı durdurması -ki, Ediz ve Mehmet Çakır’ın transferiyle başlayan yaprak dökümüyle beraber yakın zamanda Ankaraspor diye kalmayacak nasılsa. Kaldı ki, şu ana kadar karşılarındaki rakiplerin 2′si (G.Birliği – G.Antep) ruhunu kaybetmiş, birinin de ofansta ciddi eksikleri vardı (Antalya) Haliyle ilk defa tempolu ve hücumda dört dörtlük bir takıma karşı seyredeceğiz Ankaraspor’u. Durdurmaları da zor gözüküyor. Büyük sürpriz olur aksi bir sonuç.
Hacken Kaybetmez..!
364 KALMAR – HAMMARBY (ALT) (1.60)
364 KALMAR – HAMMARBY (İY 0) (2.05)
Kalmar son maçta kendisi gibi şampiyonluk mücadelesi veren rakibi karşısında 1-1 berabere kaldı. Maçın hemen başında gol yemelerine karşın, paniğe kapılmadan kendi oyunlarını oynamaya çalıştılar ve beraberliği almayı başardı bu zorlu deplasmandan.
AIK’e karşı gol yedikten sonra gol atmak hiç kolay değildir, bir de söz konusu AIK deplasmanı olunca. İyi iş çıkardı diyebiliriz Kalmar için. Oynanan oyun ise her iki takım açısından da vasat düzeydeydi. Üst sıralar için önemli bir maç olduğu için, her iki takım da önceliğini kaybetmemeye verdi. Böyle olunca da söylediğim durum ortaya çıktı.
Hammarby ise Gefle deplasmanından 1-0′lık skorla mağlup ayrıldı. Skor sizi yanıltmasın. Maçın başından sonuna kadar üstün olan Hammarby idi. Gefle’yi o maçta golcü oyuncuların sakat ve cezalı olması nedeniyle zor bir maç bekliyordu. Beklenenden de zor oldu gerçekten. Hammarby çok net şekilde ezici üstünlüğü vardı. Ama bir türlü bulduğu pozisyonları gole çevirmeyi başaramadı. Hak etmediği bir mağlubiyet aldı Gefle’den.
Kalmar’da takımın herşeyi olan genç yıldız Rasmus Elm (orta saha, 18 maç-9 gol-3 asist) Hollanda’nın büyük takımlarından Alkmaar ile anlaştı. Gerçekten önemli bir oyuncuydu ve Elm’in bu sezon oynamadığı maçlarda Kalmar’ın net şekilde pozisyon üretmekte zorlandığını söyleyebilirim.
Bu maçın kadrosunda yer alıyor fakat oynaması taktirde bile kafası başka takımdayken ne kadar verimli olacağı soru işareti bence. Onun dışında sarı kart cezalısı olan Daniel Sobralense (forvet, 17 maç-2 gol-2 asist) oynayamayacak. Sakat olan Marcus Lindberg (defans, 11 maç-1 gol-1 asist), Tobias Carlsson (defans, 10 maç-3 gol) ve Mikael Eklund (defans, 1 maç) bu maçta forma giyemeyecek diğer isimler.
Hammarby’de sarı kart cezalısı Andreas Dahl (orta saha, 8 maç-2 gol-1 asist) forma giyemeyecek. Hasta olan Jose Monteiro (defans, 14 maç) dışında eksik bulunmuyor.
Hammarby zor zamanlar yaşıyor ligde. Ve ligin sonu yaklaşmaya başladıkça durum daha da ciddiye biniyor. Bu maçta mutlaka kapanıp puan almaya isteyeceklerdir.
Kalmar’da ise Elm’in durumu ortada. Alkmaar ile anlaştı fakat bu maçta kadroda yer alıyor. Oynasa bile genç yaşında Alkmaar gibi büyük bir kulübe gitmeye can atıyordur. Ve ne kadar aklı bu maçta olacak bence soru işareti. Kalmar’ı zor bir sınav bekliyor. Ben ilk yarıda gol sesinin çıkmayacağını düşünüyorum. Ve 2′den fazla gol izlemeyeceğimizi düşünüyorum.
375 HALMSTAD – HACKEN (0-2) (1.37)
375 HALMSTAD – HACKEN (ÜST) (1.80)
Halmstad son maçta Trelleborg deplasmanında 4-0′lık skorla mağlup oldu. Pek iyi bir performans gösteremediler. Alınan mağlubiyet normaldi, oynanan oyuna bakarsak. Maçın başından sonuna kadar Trelleborg hakimiyeti vardı ve farkı arttıracak pozisyonları da yakaladı ev sahibi takım.
Hacken ise son maçta evinde Brommapojkarna’yı 5-1′lik skorla mağlup etmesini başardı. İyi bir takım uyumu var Hacken ve gerçekten oyuncular arasında anlaşma çok iyi. Bunda geçen sezonki takımın iskeletini korumuş olmalarının payı büyük. Şu an takım olarak çok iyi bir hava yakalamış durumdalar ve ileri uç oyuncuları oldukça formda.
Halmstad’da Ajsel Kujovic (forvet, 9 maç), Joe Sise (forvet, 7 maç-1 gol) ve Marcus Olsson (orta saha, 12 maç-1 gol) forma giyemeyecek olan oyuncular.
Hacken’de Janne Saarinen (orta saha, 13 maç) sakatlığından dolayı, Mathias Ranegie (forvet, 20 maç-6 gol-3 asist) sarı kart cezasından dolayı forma giyemeyecek.
Halmstad’ın kötü gidişi devam ediyor. Uzun süredir sakat olan Halmstadlı Anselmo takıma döndü. Son birkaç maçtır forma giyiyor ama uzun süredir sakat olduğu için form tutması biraz zaman alacaktır. Onun form tutmasıyla birlikte Halmstad’ın hücumu biraz daha rahatlayacaktır şüphesiz.
Hacken ise aldığı üst üste puanlarla ve yakaladığı seriyle şampiyonluk için yarışan takımları yakaladı. 9 haftadır mağlup olmuyorlar ve 3 haftadır üst üste kazanıyorlar. Bu maçta da Hacken deplasmanda olmasına rağmen bir adım önde. Ama gollü bir maç izlememiz oldukça mümkün. Çünkü dediğim gibi Hacken’in ileri uç oyuncuları çok formda.
Halmstad tarafına bakarsak, onlar da artık kendi evlerinde bir galibiyet alıp, çıkışa geçmek isteyeceklerdir. Hacken yenilmez ve üst bu maç için benim seçimlerim.
Rusya’da Pazar
329 KHİMKİ – ZENİT (ÜST) (1.85)
Gündemdeki isimler, gelecek hoca vs…bunlar hep geleceğe yönelik yatırımlar Zenit için. Bystrov’u da aldılar çünkü Spartak Moskova’dan. Lakin müdafaları her maçta gol yemeye müsait vaziyetteyken rakip Khimki bile olsa 1.50′den Zenit riskine girmek anlamsız. Perşembe’den gelen moral bozukluğu da var üstelik.
Khimki için bundan böyle ekstra bir yoruma ihtiyaç duymuyorum. Geçen hafta da umutların yavaş yavaş tükenmeye başladığı bir dönemde artık herkesin rahat haraket ettiği bir ortamda en azından keyif vermeye yönelik olumlu işler yapılmaya çalışıyor. ÜST’ün oranı gayet iyi. Her iki tarafın savunması da çok kötü son haftalarda.
336 SPARTAK MOSKOVA – RUBİN KAZAN (1) (2.10)
İkisi de zirvede, ikisi de iddialı. Lakin aradaki ince fark Spartak’ın çok daha iştahlı oluşu… Rubin bu noktaya gelene kadar epey şanslı galibiyetler aldı -ki, bilhassa son 4 galibiyet içindeki Dinamo hediye ettiği karşılaşmayla beraber Ağustos 8′deki FK Moskova maçlarıydı. Biri tartışılır, diğeri de Kolodin’in amatörce hatası sonucu iki ucuz penaltı… Bu şekil alındı 3 puan…
Ne var ki, herhangi bir müsabakada tamamen verimsiz anlarda da puan kaybettiler hep. Yine geçen hafta önerdiğimiz Spartak Moskova’daki sürpriz olmayan yükselişin yanında kurulan muazzam kadronun meyvesi alınmaya devam ediyor.
Olağanüstü birşey olmadığı vakit şu dönemde puan kaybetmeleri ciddi sürpriz olur. İlk yarıda da Rubin’i yenmişlerdi hatırlarsanız ve yine Karpin döneminde. Başta da söyledim, belki aynı noktadalar ama Spartak zirveyi daha fazla hak ediyor.
367 K.SOVETOV – DİNAMO MOSKOVA (1) (2.10)
Son 1 ay içerisindeki en arzulu Sovetov’u izledim geçen hafta. Lobos amatörce goller yemese ne bizim ALT tercihimiz, ne de Sovetov’un galibiyeti baltalanacaktı ama bu çizgide devam edildiği müddet dibe vuran Dinamo’yu yenmeleri kesinlikle sürpriz olmaz.
Yine de bahis konusunda ciddi bir önerim yok. Avrupa döneminde çok şanslı galibiyetleri oldu çünkü Dinamo’nun ve biri de 2 hafta önce tonla pozisyon verdikleri Rostov maçıydı. Buna rağmen CSKA faciasından 3 gün sonra toparlanmalarını bekliyor değilim.
Tercih yapılacaksa Sovetov düşünülmelidir evvela. Kaybetme ihtimalleri düşük. Bu tercihin oranı tatmin etmezse risk de alınabilir.
405 ROSTOV – CSKA MOSKOVA (ALT) (1.45)
Şu noktadan sonra Şampiyonlar Ligi çok daha önemli CSKA için. Ruhun kaybolduğu, bazı yıldızların bu ortamdan bıktığının, beklentileri olanların da umduğunu bulamadığı bir noktaya gelindi çünkü. Vagner’i kiraladılar Palmeiras’a.
Maazou, hafif sakatlıktan sonra enteresan bir şekilde forma giyemez oldu. Necid çıktı piyasaya, ancak onu besleyenlerin de gününde olması lazım ki birşeyler bekleyelim CSKA’dan.
Açık konuşayım, Khimki karşısında bile kötü oynadı takım. O gün daha dirençli bir rakip rahatlıkla puanla dönerdi Moskova’dan. Esas ölçü bu hafta olacak o yüzden. Lakin şu görüntü sıcak bakmamı sağlamıyor CSKA’ya. Maç ortada.
462 AMKAR – SPARTAK NALCHİK (ALT) (1.40)
Dürüstçe konuşayım, uydurma bir penaltı sayesinde Kuban’a kaybetti Amkar. Beklediğimin de üstünde direnç gösterip iyi oynamışlardı halbuki ve belli ki, Zenit maçından sonra epey dersler çıkarmış Dimitrov -ki, Gaal’ın dönüşüyle 3 haftadır saçmalayan savunma kurgusu son Fulham maçıyla beraber eski düzenine döndü yeniden. Şu birkaç hafta da (biraz da rakibe bağlı) başarılı olurlar. Yanlız öyle ya da böyle kötü gidişattan ötürü gelinen noktada Nalchik maçı büyük önem kazandı. Rakipleri geçen hafta kazanınca fark 4′e indi, burada alınacak bir yenilgi ciddi bir stres yaratır ve dolayısıyla Amkar’ın kendi sistemi dışına çok zor. Perşembe’nin aşırı yorgunluk yaratacağını da zannetmiyorum. Zira fazla umutlu çıkılmamıştı Fulham karşısına. Beraberlikte kazanç olacağından risk almaları düşük bir ihtimal TGS 0-1 bahisi de düşünülebilir.
1.60′tan Sivas
428 FENERBAHÇE – MANİSASPOR (ÜST) (1.30)
İlk 2 haftada gol yemeyen Fenerbahçe’nin müdafadaki gerçek görüntüsü Diyarbakır’da ortaya çıkmıştı -ki, onun öncesindeki Denizli’nin ve Avrupa’da facia üstüne facia yaşayan Sivas’ın durumu belliydi. Esas ölçü Diyarbakır maçı oldu haliyle. Herkes Sion rövanşını lakayıtlığa bağlasa bile arıza olduğu açık. Artı, Trabzon galibiyetinden ötürü İstanbul’da cıvıl cıvıl, hareketli ve üretken bir Manisa gelecek.
Yine dahası, geçen yıldan beri sprinter forvetlere karşı savunmadakilerin alabildiği önlemler yetersiz halen. Isaac te buradaki bir numaralı tehlike. Tüm bunlar sadece bol gol olabileceği ihtimaline karşık beklentilerimdir. Halbuki zaten iyi yoldaki Fenerbahçe yakaladığı olumlu havaya yine favoridir. Atarken yemelerini de bekliyorum.
429 KASIMPAŞA – GENÇLERBİRLİĞİ (ALT) (1.70)
Doll’un sistemi mi yahut rakip Beşiktaş olduğundan mı böyle bilmiyorum ama bu kafayla uzun yıllar küçük düşünen bir kulüp olmaya devam eder Gençlerbirliği. Sistem olarakta kabul etmiyorum aslında. Kahe’yi ileride tek bırakıp geri kalan herkesi kendi yarı sahana monte edip alan daraltmayı bugün itibariyle Dünya futbolundaki esamesi okunmayan ülkelerin kulüpleri bile benimsemiş durumda.
Gençlerbirliği zaten İlhan Cavcav’ın köşeye çekilip atılımcı ruhundan vazgeçtiği andan itibaren geriye gitti. Doll kaldığı sürece belki şekil itibariyle gidişat kötü olmayacak ama bu yıl seyretmeye tenezzül bile edlmeye bir takım olunur.
Kasımpaşa’nın da cesareti neyi değiştirir bilmem. Ancak ilk 3 haftadaki Gençlerbirliği’nin maçlarında (hele ki Beşiktaş karşılaşması) şu ara zevk ve bol gol beklemek biraz hayalcilik olur. Acilen bir orta saha ve Doll’un da istediği gibi çabuk bir forvete ihtiyaç var. Aksi halde dengeyi değiştirecek gücü yok şu kadronun.
430 SİVASSPOR – DİYARBAKIRSPOR (1) (1.60)
Bu yıl ilk kez kendi ayarında, hatta daha da altında bir rakibe karşı mücadele edecek Sivas. Avrupa ve ligdeki üst düzey deneyimli takımlar karşısında alınan yenilgiler gayet doğal. Kaldı ki, kötü değildi hiç Trabzon ve Fenerbahçe karşısındaki performansları. Aksine, dışarıdan baskılı gözüken Fenerbahçe’nin ofsayttan bulduğu gole kadarki bölümde dengelemişlerdi oyunu.
Ben bunu sezon başı da yazdım. O dönemde PSV, Heerenveen, sonrasında Anderlecht ve Shakhtar karşısındaki takımın lig pozisyonu için ahkam kesildi. Halbuki hepsi ekstra kulüpler Sivas için. Trabzon ve Fenerbahçe maçları baz alınmalıdır yapılacak değerlendirmede. Yanlız bunu yaparken hem Fenerbahçe önünde hakemlerin sebebiyet verdiği şanssız golden sonra dengelerin değiştiğini, o ana kadarki dirençlerinin gayet iyi olduğunu ve en önemlisi bu takımı ilk kez Anadolu’dan orta seviyeli bir rakibe karşı izleyeceğimizi de hatırlayalım. Sezer de dönüyor üstelik.
Halen lig için yeterli gördüğüm kadronun kafalardaki düşüncenin aksini ispat edeceği yönündeki beklentim yüksek. Oran gayet iyi.
431 TRABZONSPOR – BURSASPOR (ALT) (1.80)
Umut’a bel bağlayan Trabzon’u yurt içinde görürüz sadece. Formsuz Caner’i ne yapacaklar forvet ihtiyacı varken onu da anlamadım. Yeni türeyen bir sorun aslında. Geçen yılki dereceden sonra beklentiler arttığından şu anki sorun daha fazla su yüzüne çıktığından tepkiler taraftara kadar uzandı. Kötü gidişatın yanına bir de Broos’un saçmalıkları ve ondan sonra oyun içerisindeki göz boyayan hamleleri eklendi. Gerçi halen düşünüyorum da anlam yüklemek zor Sivas’ta izlediğimiz Trabzon’un akabinde her bakımdan çöküşe geçmesini…
Birkaç haftada bu denli kötü işler yapılıyorsa ortada ciddi bir sorun var demektir. Haliyle şu anki Avni Aker’de eli ayağına giren forvetleriyle verimsiz Trabzon’a güvenmek, hele ki 1.60′dan çok zor.
Bursa’yı da anlatmaya gerek yok. Geçen yıldan beri Ertuğrul döneminde 4 büyüklere karşı hep basit hatalardan kaybetmişlerdi ama bir yere kadar muazzam direnç gösterdiler.
487 ANKARASPOR – GALATASARAY (2) (1.25)
Öncesinde Avrupa’daki rakiplerin vasatlığından ötürü biraz bekleyelim demiştim Galatasaray için ama kadro kalitesinden ziyade Kayseri karşısında gördüğüm iştahlı oyundan sonra sabitlendi fikrim.
Şu ara ite kaka giden Ankaraspor’un çok zor Galatasaray’ı durdurması -ki, Ediz ve Mehmet Çakır’ın transferiyle başlayan yaprak dökümüyle beraber yakın zamanda Ankaraspor diye kalmayacak nasılsa. Kaldı ki, şu ana kadar karşılarındaki rakiplerin 2′si (G.Birliği – G.Antep) ruhunu kaybetmiş, birinin de ofansta ciddi eksikleri vardı (Antalya) Haliyle ilk defa tempolu ve hücumda dört dörtlük bir takıma karşı seyredeceğiz Ankaraspor’u. Durdurmaları da zor gözüküyor. Büyük sürpriz olur aksi bir sonuç.
Atvidaberg Rahat…
243 AIK-Trelleborg (1) 1.50
AIK son maçta kendisi gibi zirve yarışı yapan, şampiyonluk yarışı yapan, rakibi Kalmar karşısında evinde 1-1′lik skorla berabere kaldı. İki takım da oldukça temkinli oynadı. Alınacak bir mağlubiyetin büyük dezavantajı olacağının bilinceydi her iki taraf da. Bu temkinli futbol az pozisyon izlememize neden oldu maçta. Ortada bir maçtı. Her iki taraf adına da konuşmak gerekirse, galibiyeti hak edecek futbol oynanmadı.
Trelleborg ise evinde son haftaların formsuz takımlarından olan Halmstad’ı 4-0′lık skorla geçti. İyi oynadı Trelleborg. Galibiyeti hak etti. Maçın başından sonuna kadar pozisyona girmekte zorlanmadı. Halmstad’da pozisyon vermeye dünden razı olunca ortaya 4-0′lık farklı bir skor çıktı.
AIK’de sarı kart cezalısı Nils-Eric Johansson (defans, 20 maç-3 gol-1 asist) bu maçta forma giyemeyecek. Onun dışında Gabriel Özkan (orta saha, 8 maç-1 gol) sakatlığı devam ettiği için maç kadrosunda yer almıyor.
Trelleborg’da Viktor Svensson (orta saha, 2 maç) sakatlığı düzeldi, maç kadrosunda yer alıyor. Ayrıca kırmızı kart cezalısı olan Marcus Pode (orta saha, 15 maç-2 gol), cezasını tamamladığı için bu maçta oynayabilecek. Onun dışında sakatlıkları devam eden Dennis Melander (defans, 17 maç-2 asist) ve Paulino Tavares (orta saha, 9 maç-1 gol-1 asist) oynayamayacak olan oyuncular.
Maça gelirsek, AIK için haftanın açılış maçını yapıyor olmaları avantaj. Çünkü şampiyonluk mücadelesi verdiği diğer takımların aldığı skorları bilmeyecek ve bundan dolayı herhangi bir baskı hissetmeyecek. Sadece maçı kazanmaya bakacak. Yine seyircileri en büyük avantajlarından biri olacaklardır bu maçta verecekleri destekle. 9 haftadır mağlubiyet yüzü görmüyorlar, evlerinde ise 7 maçtır kaybetmiyorlar. Trelleborg bu maçta kapanıp rakibinin gol bulmasını engellemek isteyecektir. Çünkü AIK’e karşı yenilecek bir golün telafisi çok zor oluyor. Oldukça iyi savunmaları ve orta sahaları var. Yine defans-orta saha bağlantısı çok iyi. Şu ana kadar 20 haftada yemiş oldukları 14 golün de nedeni bu zaten. Son haftalarda AIK, gol bulmakta sıkıntı çekmiyor. Bu da bu tip defansif futbolu seven, benimseyen takımlar için önemli bir avantaj. Zor bir maç olacağı kesin ama AIK’in ne yapıp ne edip bir gol bulacağını düşünüyorum ve maçı kazanacağını tahmin ediyorum. Ama oran pek de yeterli değil bu karşılaşma için.
244 Atvidaberg-Falkenberg (1) 1.60
Atvidaberg son maçta kötü günler geçiren ve toparlanmaya çalışan Jönköpings Södra deplasmanına konuk oldu ve maçtan 2-2′lik beraberlikle ayrıldı. Aslında yenilen 2 gol Atvidaberg için fazla. O maçta ilk yarıda fazla pozisyon bulamamıştı ev sahibi Södra. Maçın kontrolü Atvidaberg’deydi ve pozisyon üreten taraftı. Fakat Södra 2. yarının başında attığı golle moral kazandı ve maça tutunmaya başladı. Daha sonra karşılıklı atılan gollerle maç 2-2 sona erdi. 2.yarıda Atvidaberg’i beğenmediğimi söylemeliyim. Üst lig iddiası olan bir takım bu kadar gevşek oynamamalıydı. Zaten bu da kaybedilen 2 puana mal oldu.
Falkenberg ise evinde ligin en zayıf halkalarından biri olan Vasalund’u 5-0 ile geçti. Maçı 2. yarının son bölümlerinde attığı 4 golle anca koparabildi ev sahibi takım. Fakat zayıf rakibine karşı baştan sona kadar üstün olan taraftılar. Alınan bu farklı galibiyet göz boyamasın çünkü rakiplerinin durumu ortada.
Atvidaberg’de cezası biten Oscar Möller (forvet, 19 maç-2 gol-1 asist) takıma döndü. Takımda önemli eksik bulunmuyor.
Falkenberg’de sarı kart cezası biten Kristoffer Englen (defans, 18 maç-1 asist) bu maçta forma giyebilecek.
Maça gelirsek, her iki takımda da önemli bir eksik bulunmuyor. Falkenberg son haftalar iyi sonuçlar almış gibi gözükse de, karşılaştığı rakipler göz önünde bulundurulması gerekir. Vasalund maçından önceki 2 maçta, Sirius ve Qviding maçında vasattılar. Eğer Atvidaberg’e karşı da böyle oynarlarsa mağlubiyet kaçınılmaz olur. Atvidaberg üst lig için benim favori gösterdiğim takımlardan. Özellikle iç sahada daha iyi oynuyorlar, daha iyi mücadele ediyorlar. Atvidaberg’in galip gelip, yoluna devam edeceğini düşünüyorum.
