Posts Tagged ‘DÜNYA KUPASI’

Portekiz Bosna Hersek dünya kupası play off maç yorumları tahminleri sonuçları

Portekiz Bosna Hersek dünya kupası play off maç yorumları tahminleri sonuçları

Portekiz – Bosna Hersek

Play – Off maçları arasında kemik sesleri duyabileceğimiz tek maç olarak göze çarpan Portekiz – Bosna Hersek mücadelesini şiddetle izlemenizi tavsiye ediyorum. Portekiz’in gücünü zaten biliyoruz, istikrarsızlık sebebiyle bu duruma düştüler. Ama Portekizsiz bir Dünya Kupası olmaz. Bunun farkında olan Portekiz tüm gücünü bu 180 dakikada gösterecektir. Ev sahibi ekipte başta Cristiano Ronaldo olmak üzere önemli eksikler var. Ama bu onlar için bir bahane değil. Hala güçlüler ve hala kazanabilirler. Bosna – Hersek gibi eski zamanlardaki Gençlerbirliği’ni (daha doğrusu Ersun Yanal’ı) hatırlatıyor bizlere. İleride çok güçlü forvetleri olmasına rağmen rakip orta sahayı geçer geçmez yaptıkları faul ve oluşturduklar sertlik ile rakiplerini tam anlamıyla boğuyorlar. Aslında Bosna – Hersek’in büyük takımlara karşı deplasmanlarda çok diş geçirebildiklerini söyleyemeyiz. Bunu en başında Türkiye ve İspanya deplasmanlarında gördük. İki güçlü takımada mağlup oldular. Bu deplasmanda işleri çok zor. Portekiz her ne kadar eksik olsa da bu maçın mutlak favorisi olarak göze çarpıyor. Portekiz kazanacaktır.

Portekiz kazanır. @ 1.53
2-0 biter. @ 5.55

Elveda Güney Afrika

Bize Güney Afrika yolları kapanmış oldu. Haa, milli takımın futbolcuları ne kadar umutluydu? Euro 2008′de mucizelerin takımıydık. Ama galiba o günler geçti. Belçika maçına artık bir iddiamız olmadan çıkıyoruz. Öyle bir stat ki! Hakan Şükür’ün De Wilde’e sıçrama dersi verdiği stat bu! 24 yıl önce UEFA’nın şimdiki başkanı Platini’nin maçını bekleyen seyircilerin birbirini ezip öldürdüğü stat! Bizim daha çıkmadan Güney Afrika için pasaportlarımıza, “Ret” damgasının vurulduğu stat!

Fatih Terim’in tribünlerde yerini aldığı maçta cezalıydı beyin gücümüz Arda ve Emre. Ceyhun, naftalin kokan bir seçimdi. Vesaire vesaire. 8. dakikada Lamah’nın pasında bildiğimiz ofsayt kuralını çiğniyordu Emile Mpenza. Yardımcı hakemin bayrağı tutukluk yapınca Galatasaray’da oynatılmayan abisinin intikamını aldı Emile: 1-0.

11′de Mirallas’ın, 27′de de Önder’in ıskasında Mpenza’nın vuruşlarında Volkan’ın elleri vardı kalemizi koruyan. 33′te Nihat’ın yakın mesafeden kafasını çıkarıyordu Bailly. Özellikle savunmada dağınık, hücumda doğru pasları atamayan bir takım görünümündeydik.

İkinci yarıya Semih’le başladık. Bu bir baskı isteğinin sahaya aktarımıydı. 65′te Hakan kendisini kaleyle karşı karşıya buldu. Ancak yavaş kaldı. Vuramadı. Dönen top, korner ve Van Buyten, ki Avrupa’nın en golcü savunmacılarından bir tanesidir, kalenin önünden sert vurdu. Neyse ki Volkan çok formda. 81′de de Hazard’ın vuruşunda panter gibi maşallah! Ama 84′te kontratakta Mpenza, bozuk moralimizi tamircilerin düzeltemeyeceği hale getiriyor: 2-0.

2010 Dünya Kupası’nı pas geçiyoruz. Yine kendi ligimizin bol dedikodulu kahve atmosferine geri dönüyoruz. Uluslararası futboldan uzak kalacağız bu yaz. Ahlanıp vahlanmak bir şey ifade etmiyor. Oturup düşünmek, hataları görmek gerek. Her şeyi şanssızlığa bağlamak akıllıca olmaz. Sadece kaçan puanlara kızmanın da anlamı yok. Hak ettik mi gitmeyi? Yoksa Bosna, futbolcularının Avrupa’daki çıkışıyla en azından play-off oynamayı daha çok hak etmedi mi?